Kırklareli, kent sosyolojisi çalışmaları içn gerekli olan her koşulu taşıyor. ODTÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Kasım 1981'de dünyada yirmi beşinci, ülkemizde ise beşinci kez kutlanan «Dünya Şehircilik Günü» dolayısıyla, Türkiye’nin ilk şehircilik kongresini topladı. Bu kongreye ellinin üzerinde bildiri sunuldu. Sunulan bildiriler daha sonra derlendi ve beş- yüzer sayfalık iki cilt halinde yayınlandı. Bu, günümüze kadar benzer şekillerde oluşmuş kentsel çalışma kaynaklarının en önemlilerindendi.

Kuşkusuz, 1974 -1984 yılları arasında yapılan tek kent ve kentsel planlama konulu toplantı, 1981 kongresi olmadı. Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB)'nin 1974 sonunda düzenlediği Konut Kurultayı’ndan İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin 1984 Ekim ayında topladığı Şehirciliğin Son 25 Yılı Semineri'ne gelene kadar, meslek odaları, belediyeler, bakanlıklar, araştırma ve eğitim kuruluşları ile çeşitli dernek ve vakıflar âdeta birbirleriyle yarışırcasına kongreler, seminerler, paneller, açık oturumlar, söyleşiler, konferanslar, sergiler düzenledi. Örneğin, Mimarlık Haberler ve TMMOB Birlik bültenlerinden çıkarttığım kadarıyla, sadece Şubat 1976 ile Mart 1982 arasındaki altı yıl içinde kent ve kentsel planlama konularında seksene yakın toplantı yapıldı. Bilindiği gibi, bu tür toplantıların sonuçları her zaman derlenerek yayınlanmaz. Ne var, 1974- 1984 yılları arasında önceki dönemlerin tersine, 1981 Kongresi gibi yayınlanabilenlerin sayısı gözle görülür derecede arttı.

1974- 1984 döneminin ilk yarısında uygulamaya dönük kentsel planlama çalışmaları özellikle yerel yönetimler düzeyinde yepyeni boyutlara ulaşır. İstanbul, İzmit ve Ankara Belediyeleri önemli kentsel planlama projeleri başlattılar ve daha sonra, bu projelerle ilgili çalışmaların bir kısmı yayınlanabildi. Bu yayınlar ve İmar ve İskân Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Metropoliten Planlama Büroları'nın çoğaltılan çalışmaları, nitelik olarak önceki dönemlerin uygulamaya dönük çalışmalarından, örneğin İller Bankası’nca yaptırılagelen imar planı «analitik etüdlerinden, çok farklıydı.

Bu dönemin bir başka ayırıcı özelliği de, çeşitli kuruluşların, üniversitelere ihale ettiği proje çalışmalarının sayıca artması oldu. 1974- 1984 döneminden önce de belediyeler, meslek odaları, dernek ve vakıflar, merkezi yönetim organları ile araştırma ve eğitim kurumlan bünyesinde kentsel çalışmalar yürütülmekteydi. Ancak bu dönemde söz konusu çalışmalar bir yandan çoğaldı, öte yandan da yayınlananların sayısı arttı. Eğitim kurumlarında yapılan yayınlar, kent ve kentsel planlama konularında akademik birikimin bu dönemde yeni bir eşiğe ulaştığına işaret etmektedir. Kuşkusuz, bu arada kent ve kent planlamasına ilişkin ders notları ile tez ve stüdyo çalışmaları da öğrenci sayısıyla birlikte arttı.

Örneğin, bu dönemde sadece ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde altmışa yakın yüksek lisans, bir kaç tane de doktora tezi hazırlandı. Bu, bölümün kuruluşundan 1974’e gelene kadar hazırlanan tezlerin kabaca üç misliydi. Bu dönemde TÜBİTAK Yapı Araştırma Enstitüsü yayınlarında kent ve kentsel planlama konularının önemi görece arttı. Buna karşılık, İmar İskân Bakanlığı, İller Bankası ve DPT gibi merkezi yönetim organlarının yayınları için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. 1974- 1984 arasında, merkezi yönetim organlarının kent ve kent planlaması konulu yayınları zayıflarken, yerel yönetim kaynaklı yayınlar, tam tersine, güçlendi.

Ankara, İstanbul, İzmit, Samsun, Konya ve Kayseri belediyelerinin çeşitli konulardaki yayınları kent ve kentsel planlama literatürünü zenginleştirdi. Meslek odaları, daha çok toplantıların derlenmesi yoluyla ve Türk Belediyecilik Derneği, Devrimci Belediyeler Derneği DBD ve Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği (MBB)'nin seçtiği gibi süreli yayın kanalıyla kent ve kentsel planlama konularım vurgularken; Kent - Koop, Türk Sosyal Bilimler Derneği, Çevre Sorunları Vakfı, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu gibi kuruluşlar oldukça farklı birer yayın tutumu izlediler. Bir kısmı 1974 - 1984 döneminin ilk yarısında yaşama geçen bu kuruluşlar, kentsel çalışmalara daha önceki dönemlerde olmayan boyutlar kazandırdı. Bu açıdan MBB ve DBD’nin yayın faaliyetlerini, ayrıca vurgulamak gerekir. 1974- 1984 döneminde özel olarak yayınlanan kentsel çalışmalar da, önceki dönemlere oranla çeşitlenerek hızla arttı. Kuşkusuz, bu, kentsel konularla ilgili okuyucu kitlesindeki artışın olduğu kadar, kurumlar kanalıyla yayın yapmadaki darboğazların da bir göstergesi.

Özet olarak, kentsel araştırma konuları 1970'lerin başında daha çok politik düzeyde çeşitlenme, 1970'lerin ikinci yarısında uygulama düzeyinde ayıklanma ve 1980'lerin başlarına gelindiğinde akademik düzeyde derinleşme süreçlerinden geçmiştir diyebiliriz. Kentsel araştırma konularının çeşitlenmesi meslek odaları, ayıklanması yerel yönetimler, derinleşmesi ise, üniversite odaklarında biçimlenmiş gözükmektedir. Kuşkusuz, bu oldukça kaba bir değerlendirmedir. Ne her kentsel araştırma konusu aynı süreçlerden geçmiş, ne de aynı derecede derinleşmiştir. Her konunun gelişim süreç ve düzeyini kendi başına incelemek, değerlendirmek gerekir.